
Hep üç noktayla bitiririm ya ben cümleleri…Sevmem oysa sürüncemede kalmasını hiçbir şeyin…”Hoşçakal”ın sonuna da üç nokta mı koymuşum zamanında…
“Sırtında dünyayı taşırdın da bir ben mi ağır geldim?” demiştin ya…Dünyayı taşırsam öküz olma ihtimalim nedir diye düşünmedim değil …Yine de şükrettim boynuzlarım olmadığına…
Kafamın bile bedenime ağır geldiği günlerdeyim…Bir yol diyorum;bir çizgi…Zaten çizilmiş olan…Zaten çizmiş olduğum…Ayık olmak lazım çizgide düz yürüyebilmek için…Kaç promillik yaşıyorum blmiyorum…Cümlelerim birbirinden bağımsız…Aynı fikirlerimin olduğu gibi…Beynimde bir çocuk; bir oraya,bir buraya koşuşturup duruyor…Broca alanını mekân edinmiş kendine…Her çocuğun vardır ya gizli bir yeri! Konuşamıyorum…Hâla asabi,hâla ne bulursa yiyen,hâla fevri,hâla hümanist,ve hala biraz gücenik sahibin….






